SAPANCA GÖLÜ ÇEVRESİNDE 112 BİTKİ KAYIT ALTINA ALINDI
Sapanca Gölü çevresinde yetişen 112 bitkinin, bölge insanı tarafından hangi amaçla kullanıldığı ve yöresel isimleri akademik çalışmayla kayıt altına alındı.
- GÜNCEL
- 04.03.2026 12:24
Sakarya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Sağıroğlu yatırımında ve lisans öğrencisi Neşe Başar tarafından yürütülen, Sapanca Gölü'nde yetişen bitkilerle ilgili yerel bilgilerle kayıt yapıldı. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından proje kapsamında Sapanca Gölü taraması 11 farklı yerde saha çalışması yapıldı. Araştırma sürecinde 55 yaş ve üzerindeki 52 kişiyle görüşmeler yapıldı ve toplam 17 arazi çalışması yapıldı.
ARAZİ ÇALIŞMALARIYLA 112 BİTKİ TÜRÜ TESPİT EDİLDİ
Arazi olayları tespit edilen bitkiler fotoğraflanarak örnekler toplandı. Toplanan çeşitlerine zarar verilmeden çıkarılarak Sakarya Üniversitesinde bulunan herbaryumda presleme yöntemiyle kurutuldu. Daha sonra bitkilerin morfolojik özelliklerine göre sınıflandırılarak genel teşhisleri gerçekleştirilir. Teşhis sürecinde Peter Hadland Davis'in 11 ciltlik Türkiye Florası ve Doğu Ege Adaları adlı eserinden yararlanıldı. Araştırma sonucunda 48 farklı familyaya ait toplam 112 bitki türü belirlendi. Bu tedavinin 48'inin tedavi amaçlı olduğu, 49'unun hem gıda hem de tıbbi faaliyet alanı, 15'inin ise farklı kullanım sıcaklıklarına sahip olduğu tespit edildi. Çalışma kapsamında ayrıca hangi belgede kayıtlı olan ve hangi bölümlerden yararlanıldığına dair bilgiler verilmiştir.
ETNOBOTANİK BİLGİLERİ GELECEK NESİLLERE AKTARILACAK
Doç. Mehmet Sağıroğlu, Anadolu'nun farklı kültürlerin izlerini içeren zengin bir coğrafya olduğunu belirterek, Sapanca'nın da bu çeşitlilikte değişiklik yapılmamış önemli bir değişiklik olduğunu ifade etti. Bölgedeki geleneksel bilgi birikiminin kaybolma riskini taşıdığına dikkat çeken Sağıroğlu, bu tür askerlerin halk arasında varlıklarını sürdüren bilgilerin korunmasına katkı gösterilmesi diledi. Araştırmayı yürüten Neşe Başar ise etnobotaniğin insanların bitkilerle kurulduğu, ayrılan bir bilim dalı olduğunu belirtti. Sapanca'nın bitki örtüsü açısından zengin bir bölge olması nedeniyle çalışma alanı olarak tercih edildiğini ifade eden Başar, görüşmelerde özellikle geçmişten gelen bilgileri aktaran kişilere çalışma özeni gösterilerek aktarıldı.
BİTKİLERİN SAĞLIK ALANINDAKİ KULLANIMI İNCELENDİ
Başar, teşhis teşhisinde çiçek, meyve, tohum, gövde ve kök gibi morfolojik özelliklerin incelendiğini belirtti. Araştırma sırasında bazı kayıt halk arasında farklı hastalıkların tedavisine ilişkin bilgiye ulaşıldığını dile getiren Başar, zakkum bitkisinin egzama tedavisi harici olarak laboratuvara süt bilgileri aktarıldı. Ayrıca soğan bitkisinin arpacık ve uçuk gibi rahatsızlıklarda işletmeye ait geleneksel bilgileri de kaydedildiğini ifade etti. Çalışmanın temel amacının sözlü olarak aktarılan bu bilgileri kayıt defterine almak olduğunu belirten Başar, elde edilen verilerin gelecek nesillere aktarılmasının önemli olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin bitki çeşitliliği açısından zengin bir ülke olduğunu vurgulayan Başar, bu tür araştırmaların özellikle endemik türlerin depolandığını ve sağlık çalışmaları için önemli katkılar